1.3 FOTOELEKTRİK OLAY
İlk defa 1887’de h Hertz tarafından gözlenmiş olan fotoelektrik olayın daha sonra yapılan hassas deneylerle de saptanan önemli özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.
Fotoelektrik olayın varlığı klasik
teori
ile anlaşılabilir, çünkü metallerin elektron içerdikleri o zamanlar bilinmekte
idi ve bunlar ışık soğurumu ile ivmelendirilerek metalden koparılabilirler. Işık
bir
dalgadır ve ışığın elektrik alanı elektrona
ivmesini kazandırır. Fakat yukarıda değinilen şiddet ve
frekans bağımlılıkları klasik teori çerçevesinde kalınarak açıklanamaz. Işığın
şiddeti
nin zaman ortalaması ile orantılıdır. Şiddetin
artması
’nin ve dolayısı ile elektronların ivmesinin artması
demektir. Bu ise sökülen fotoelektronların kinetik enerjisini artırır. Üstelik
bunun frekans ile ilişkisi yoktur. Bu klasik sonuçlar ise gözlemlerle
çelişmektedir.
Olayın doğru açıklaması, Planck varsayımını, ışık
enerjili fotonlardan (
enerji kuantumlarından) oluşur şeklinde ele alan
A.Einstein tarafından 1905’te yapıldı. Bir fotonun soğurulması, bir
elektronun enerjisini
kadar arttırır. Bunun
kadarlık kısmı elektronu metalden ayırmaya
harcanmalıdır.
’ye metalin iş fonksiyonu denir ve bu
metalden metale değişir.
ise elektron sökümü olmayacak,
fakat
ise söküm
olacak ve geriye kalan
enerjisi ise elektronun kinetik enerjisi
halinde kendini gösterecektir. Enerji korunumunun uygulanması,
| (1.16) |
şeklinde elektronun kinetik enerjisi ile ışığın
| (1.17) |
şeklinde

Şekil 1.3. Fotoelektronların kinetik enerjisinin ışığın
Doğrunun uzantısının kinetik enerji eksenini kestiği nokta
Doğrunun eğimi de
Fotoelektrik akımın ışık şiddetine bağımlılığı da foton düşüncesi kullanılarak basitçe açıklanabilir. Daha büyük ışık şiddeti, daha fazla sayıda foton ve bu da daha fazla elektron yani daha büyük bir fotoakım demektir.